Bilişim Sektörü, Nitelikli Personelini Arıyor

Bilişim Sektörü, Nitelikli Personelini Arıyor

Türkiye’de bilişim sektörüne insan kaynakları danışmanlığı yapmakta olan partnerimiz NovaMental firmasının genel müdürü Buğra Tanman, Türkiye Bilişim Derneği ile gerçekleştirdiği röportajda, bilişim eğitimleri ve istihdamlarına yönelik önemli ipuçları verdi. Detayları aşağıdaki röportajımızda bulabilirsiniz.

  •  Novamental şirketi olarak Türkiye’de bilişim sektörüne insan kaynakları danışmanlığı yapmaktasınız. Kısaca çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Günümüzde bilişim hayatımızın her alanına etki eden bir konumda bulunuyor. Bu sebeple üst düzey üretim yapan bir tesisten sadece stok takibinin yapıldığı bir depoya kadar her türlü sektörün ve firmanın bilişim ile ilgili desteğe ihtiyacı olmaktadır. Bu ihtiyaç yeri geldiğinde bir personel ihtiyacı, yeri geldiğinde bir yazılım projesi danışmanlığı ya da ilgili personelin eğitimi olabilir.

Novamental olarak yapımızı, müşterilerimizin bu alandaki her türlü ihtiyaçlarına çözüm sunabilmek üzere oluşturduk. Yeni mezun seviyesinden üst düzey yönetici pozisyonlarına kadar bilişimin farklı seviyelerinde ve farklı alanlarında müşterilerimizin insan kaynağı taleplerine cevap vermekteyiz.

Bunun yanında firmaların bilişim projesi geliştirme aşamalarında da kendilerine destek olmaktayız. Bildiğiniz üzere projelerin hayata geçirilmesi aşamasında yoğun tempoda çalışacak ekstra iş gücü gerekmekte. Ancak proje hayata geçtikten sonra da bu kişiler firmalarda atıl kalabilmektedir. Bunun önüne geçmek için de projeleri boyunca müşterilerimize geliştirme ve proje yönetimi tarafında destek sağlıyoruz.

Ayrıca firmalar tarafından pek bilinmeyen ve ya bilinse bile devlet tarafından ceza yeme korkusuyla yararlanmaktan çekindikleri İŞKUR teşvikleriyle ilgili de müşterilerimize danışmanlık vermekteyiz. Özellikle son yıllarda istihdama katkı sağlayacak teşviklerin sayısı artmakta ve firmaların daha fazla yararlanabilmesi için de şartları kolaylaştırılmaktadır. Geçtiğimiz yıl müşterilerimize verdiğimiz danışmanlık neticesinde yaklaşık 500.000 TL tutarında bir maliyet avantajı sağladılar.

Özellikle üzerinde durduğumuz konu ise sektöre nitelikli bilişim uzmanlarının kazandırılması. Ne yazık ki ülkemizde bu alanda yetişmiş insan kaynağı çok kısıtlı ve üniversitelerin müfredatları gereği verdiği teorik eğitimler de uzman kişilerin yetişmesine fazla katkı sağlayamıyor. Durum böyle olunca da bilişim uzmanı açığı gün geçtikçe artıyor. Bu problemi çözmek üzere Wissen Akademie ile ortaklaşa olarak, katılımcılardan hiçbir ücretin alınmadığı ve istihdama yönelik modülleri de içerisinde barındıran burslu bilişim eğitimleri düzenlemekteyiz.

  • Almanya – Türkiye arası işbirliğiniz olan “Wissen Akademie” ile teknik eğitimler veriyorsunuz.  ISKUR ile gerçekleştirdiğiniz bu model hakkında bilgi verir misiniz?

Wissen Akademie, Almanya’dan GFN AG ile Türkiye’den Bahçeşehir Üniversitesi’nin ortaklığında kurulmuş bir bilişim eğitimleri firmasıdır. GFN AG Almanya’da 17 farklı lokasyonda eğitim vermekte olan ve bu alanda 15 yıllık deneyime sahip köklü bir firmadır. Müşterileri arasında Audi, BMW ve Alman ordusunun da bulunduğu GFN AG istihdama yönelik vermekte olduğu bilişim eğitimleri neticesinde öğrencilerinin %80 inin işe girişine yardımcı olmuştur.

Wissen Akdemie ile bir benzerini Türkiye’de gerçekleştirdiğimiz bu eğitimler tamamen İŞKUR tarafından finanse edilmektedir. Katılımcılardan hiçbir ücret alınmamasına ek olarak, öğrencilerin her biri geldiği gün başına da İŞKUR’dan ücret almaktadır. Nitelikli bilişim uzmanı yetiştirme programı kapsamında yılda 10.000’e yakın başvuru alıyoruz. Bu başvurular neticesinde uygun şartları taşıyan adayları her hafta gerçekleştirdiğimiz seminerimize davet ediyoruz. Bu seminer esnasında adaylara alacakları 5 aylık eğitim programı ile ilgili bir bilgilendirme yapıyoruz. Bilgilendirmenin ardından da Bahçeşehir Üniversitesi bünyesinde geliştirilmiş olan ve kişilerin analitik düşünce yapısını ölçmeye yönelik BGYT sınavını uyguluyoruz. Bu sınavda başarılı olan kişileri eğitim öncesi bir mülakata da çağırıyoruz. Bu görüşmede kişilerin eğitime devam etmek ve eğitim sonunda işe girmek ile ilgili motivasyonlarını değerlendiriyoruz. Bu eğitime başlamış bir kişi herhangi bir sebeple eğitimden ayrıldığında yerine başka bir aday başlatılamıyor. Ne yazık ki ayrılan kişi başka bir adayın eğitim ve iş hakkını harcamış olacağı için bu konuya çok önem veriyoruz. Mülakat sonrası hazırlanan listelere göre de yıllık kontenjan dahilinde yaklaşık 1.000 adayın eğitime başlangıçları yapılıyor. Eğitimlerimiz adayların seçtiği teknik eğitime ek olarak işe girişlerine destek olacak kariyer eğitimlerini de barındırıyor. Bu sayede teknik açıdan belirli bir düzeye gelmiş ancak iş görüşmesi sırasında yapılan hatalar nedeniyle elenmelerin önüne geçmeye çalışıyoruz.  Bu program sonunda mezun olan adaylarımızın %75 ini 3 aylık bir dönemde işe yerleştiriyoruz. Bu eğitimlerin adaylara kazandırdıklarının yanında onları istihdam eden firmaların da 42 aya kadar SGK işveren payından muafiyet sağlayacak bir teşvikten yararlanmalarını sağlamaktadır. Bu da ilgili personelin maliyetinde yaklaşık %20 ‘yi bulan ciddi bir avantaj sağlamaktadır.

  • Bilişim sektöründe en fazla istihdam edilen meslek hangisi? Neden?

Bu sektörde en fazla istihdam edilen meslek sistem uzmanlığı alanında olmaktadır. Bunun da başlıca sebebi bilişim sektöründen olsun olmasın bilgisayarı olan her firmanın bir şekilde sistem desteğine ihtiyacı olmasıdır.

  • Uygun niteliklere sahip çalışanların araştırılmasında yaşanan en önemli zorluk, bilişim gibi özel uzmanlık gerektiren ve piyasada sınırlı sayıda yetişmiş insan kaynağının bulunması. Kurumlar bu zorluğu nasıl aşıyorlar?

Bu konuda yaşanan 2 türlü sıkıntı bulunmakta. Bunlardan ilki, herhangi bir ik departmanına sahip olmayan kobilerin yaşadığı sıkıntılar. Bu firmaların yeterli derecede maddi ve işgücü kaynağı bulunmadığı için aradıkları pozisyonu kendilerine gelen sınırlı başvurulardan ya da ayırabildikleri kısıtlı zamanda kariyer portallarından sağlamaktadırlar. Bu durum da kendilerine en uygun adayı bulmaları açısından önemli bir dezavantaja sebep oluyor. Harcadıkları kısıtlı kaynaklarını ve asli işleri dışında kaybettikleri zamanı göz önünde bulundurduğumuzda bu boyuttaki firmaların bu tip problemleri çözmek açısından danışmanlık firmalarından destek almaları en düşük maliyetli ve hedefe yönelik çözüm olarak gözüküyor.

Daha büyük ölçekteki firmaların yaşadığı problem ise biraz daha farklı olmakta. Bu firmaların çoğunlukla ik departmanlarında sadece bilişime özel uzman bulundurmadıklarını görüyoruz. Bilişim açısından firmanın aradığı uygun bir aday böyle bir durumda insan kaynaklarının diğer kriterleri nedeniyle baştan elenmiş olabiliyor. Ya da bilişim alanında uzman olmayan bir ik çalışanı öğrendiği az bir bilgiyle adayı yanlış değerlendirebiliyor. Bunun sonucu olarak da firmanın arayışta olduğu pozisyona çok uygun adaylar bile gözden kaçırılmış olabiliyor. Bu sorunun üstesinden gelebilmek için de firmalar ya ik departmanlarına bilişimde uzman bir çalışan istihdam ediyorlar ya da bu tip görüşmelerde bilişim departmanından da bir uzmanı görüşmelerde bulunduruyorlar.

 

  • Kurumların bilişim teknolojileri pozisyonunda işe alımlarda insan kaynakları politikası ne olmalıdır?

Her firmanın insan kaynakları politikası birbirinden az çok farklıdır. Gerek seçme ve değerlendirme aşamaları olsun gerek ücretlendirme politikaları olsun bunlar tamamen firmaların kendi özel konuları. Ancak konu bilişim uzmanı seçimi ve değerlendirmesine geldiğinde konu biraz farklılık göstermekte. Firmanın genel politikası ne olursa olsun bu alanda işe alım söz konusu olduğunda diğer departmanlardan ayrı olarak özel bir uygulama yapması olmazsa olmaz bir durumdur. Alınacak pozisyona göre uygun bir değerlendirme testi zaten firmaların uygulamakta oldukları bir yöntem. Buna ek olarak da kendi IT departmanı olan firmalar eğer İK’da bilişim alanında uzman bir çalışanları yoksa mutlaka IT departmanından bir uzmanı görüşmelerde bulundurmalılar. IT departmanı veya İK departmanı olmayan firmalar da bilişim alanında uzman bir firmadan işe alım danışmanlığı almalılar.

  •       Sizce neden kadın bilişimciler az veya daha az istihdam ediliyor?

Aslında teknoloji alanında, özellikle büyük ölçekli firmalarda, kadınlara yönelik bir pozitif ayrımcılık söz konusu. İşe alımlarda aynı kriterlerdeki erkek ve kadın arasından kadının seçilmesine yönelik bir uygulamanın söz konusu olduğu bir çok firma gördüm. Burada asıl olarak kadınların genel olarak iş gücüne katılımıyla ilgili soruna bakmak gerektiğini düşünüyorum.

TÜİK Hanehalkı İşgücü Araştırması 2013 yılı verilerine göre Türkiye genelinde işgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,5 iken kadınlarda ise sadece yüzde 30,8 ‘de kalmaktadır. Bu da gösteriyor ki iş piyasasındaki her 1 kadına 2,2 erkek düşmektedir.

Bu duruma ek olarak bir de erkeklerin çocuk yaşlardan itibaren bilgisayar oyunlarıyla başlayan teknolojiye ilgilisinin kadınlara göre daha fazla olmasını da eklersek netice olarak daha az kadın bilişimci görmekteyiz.

Kaynak: http://www.tbd.org.tr/index.php?sayfa=dergi&mi=1  (Türkiye Bilişim Dergisi Sayı: 184, Sayfa: 88)


24/02/2016